May 24

image002

Pazar şartları markaları her geçen gün müşterilerini daha çok dinlemeye zorluyor. En standart ürünler bile müşteri ihtiyaçlarının fazlasına cevap verecek şekilde piyasaya sunuluyor. İşte ihtiyaçları iyi anlayan hatta ihtiyaç ortaya çıkmadan öngörüp buna göre ürün geliştiren markalara ?içgörülü markalar? demeyi tercih ediyorum.
Gazetedeki röportajlardan birinde içgörülü markalardan biriyle karşılaştım; NEF Flats.
Kabilesini çok iyi belirlemiş, kabilesinin ihtiyaçlarını iyi analiz etmiş ve ihtiyaçlardan fazlasına cevap verecek şekilde üretime geçmiş bir marka olarak NEF Flats?i çok başarılı buldum. Artık iletişimcilere düşen sadece ürünün bilinirliğini sağlamak, eğer içgörüler doğruysa gerisi zaten kendiliğinden gelecek.

Jan 15

image002

Geçtiğimiz günlerde General Motors İsveç menşeli Saab?ı tasfiye edeceğini açıkladı. Fabrika işçilerinin protestosunu izlerken yaratıcı pankartlar gözüme çarptı;
?Mr. Obama ? please save Saab?
?GM ? General Mistake?
?Save Saab from GM, Gangster Motors?

Yaratıcılıklarını internete taşımışlar mı diye merak edip hemen google?ladım. Tam da düşündüğüm gibi bir kurtarma harekatı başlatılmıştı.
http://www.rescue-saab.com/en/

Saab severler siteye kayıt yaptırabilir, fotoğrafını ?kurtarma mozaik?ine ekleyebilir. Bakalım SAAB?ı kim kurtaracak.

Jan 05

emos

Kabilesini ?15-25 yaş arası yeniliklere açık trendsetter gençler? olarak tanımlayan markalara deneyim üretmek zor.
İlham verecek daha fazla bilgi gerekli.
Segmentasyon ve karakterize etme işimizi kolaylaştırıyor.

Neye göre mi? Mesela alt-kültürlere göre;
-Punk (emos, goths, floggers…)
-Hip-Hop
– (rastacılar)

Ya da trendgroup?un yaptığı gibi karakteristik özelliklerine göre;
-Koza
-Tırtıl
-Yunus

Veya davranışlarına göre;
– İnternet kuşağı
– Mobil kuşak
– Çevreci kuşak

Veya kafanıza göre (Mariachi?deki gibi);
-Selimler
-Selinler

Yeter ki bize gerçekten yaşayan, toplumda bulunan, üzerinde çalışabileceğimiz insanlar gösterin.

Jan 19

Yeni mecralardaki iletişim benim deyişimle “Dar alanda uzun paslaşmalar” 2009’da da son sürat devam edecek.
Satın alma kararı verenlerin yaşının hızla düştüğü ülkemizde, seçtiğin kabileye dokunmak için “geniş alanlara” ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.
Pencereden uzatılan sepetle alışveriş devri hızla kapanıyor. Karar vericiler her yerde hayata katılıyor; satış noktaları, alışveriş merkezleri, internetteki sosyal ağlar vb. Yeni dönem hem markayı yönetenler hem de iletişimi yönetenler için çetin geçeceğe benziyor. Düşünsenize bir kaç sene öncesine kadar ABC1 şehirli kadın gibi çok geniş bir tanım kabileyi anlatmak için yeterliyken şimdi kabilenizi çalışma hayatı, sosyal hayatı, internet alışkanlıkları, cep telefonu kullanım alışkanlıkları gibi birçok parametreye göre segmente etmeniz gerekiyor. İletişimi yönetenler için de durum farklı değil, eskiden kadınlara ait bir insight yakalayıp kadınlara ait bir görsel dünya sunduk mu işimiz bitiyordu. Şimdi ise aynı el kremini işten eve gelip sevgilisiyle PS3 oynayan kadına da, bütün gün eli sudan çıkmayan ev kadınına da pazarlamanız gerekiyor. Bu da bizi kitlesel mecralardan uzaklaştırıp dar alanlara itiyor.
Hayatımıza gerilla, viral, ambient, womm, interaktif pazarlama gibi yeni alanlar giriyor. “Dar alanda uzun paslaşmalar” global krizin de etkisiyle 2009’da en başarılı dönemini yaşayacak diye düşünüyorum.